Jens Voigt: Kelebek Gibi Uçar Arı Gibi Sokar

Jens Voigt’u yol yarışlarını yakından takip edenler çok iyi tanırlar. Herkes tanır diye kesin konuşamıyorum çünkü son yıllarda domestik olarak yarıştığı için yarışlara daha az ilgi duyan ve daha çok takım liderlerine aşina olanlar çok bilemeyebilirler. Benim nezdimde pelotunun en renkli kişiliğidir Jens Voigt. Hani böyle bazı sporcular vardır, sadece disiplinleri, motivasyonları ve başarılarıyla değil aynı zamanda hatta belki de daha çok yaptıkları esprilerle, verdikleri komik ve ilginç demeçlerle, gösterdikleri olağandışı performanslarla isimlerinden bahsettirirler. Bu sporcular arasında çok fazla ortak nokta da bulamazsınız aslında, hepsi kendi başlarına ayrı birer karakterdir çünkü.

Böyle karakterlerden aklıma gelen ilk isim Shaquille O’Neal. Tabii ki çok başarılı bir sporcuydu hatta bazı kesimlere göre mevkisinin gelmiş geçmiş en dominant oyuncusuydu. Ama bütün bunların yanında işte bu bahsettiğim renkli kişiliğiydi bence milyonların favori oyuncusu olmasını sağlayan. Günümüze bakarsanız mesela LeBron James’in ne kadar yetenekli ve özellikle istatistiksel anlamda ne kadar başarılı olduğu tartışılmaz ama hayran sayısı Shaq’ın yanına bile yaklaşmaz, belki de hiç yaklaşamayacak.

Tour of California 2008 3. etabında Jens kaçıyor. Fotoğraf: © Mark Adkison Ph.D.

Bisiklet dünyası için de Jens Voigt işte böyle bir karakter. Yarışlardaki jest ve mimikleri, yarış öncesi ve sonrası yaptığı açıklamalar, etkisini sürekli hissettiren Doğu Alman aksanı sayesinde hep ayrı bir yerdeydi aslında Jens. Bütün bunların üstüne pelotonun da en profesyonel bisikletçilerinden birisi olduğunu da eklemeliyim. Hatta şu an itibariyle yani 2012 takviminde World Tour takımlarının kadrosunda yer alan en yaşlı bisikletçi Jens Voigt, 17 Eylül 1971 doğumlu. Özgür abi’nin sene başında kaleme aldığı Pelotonun Yaşlı Kurtları başlıklı yazısına burada göz atmanızda bir fayda var.

Renkli karakterinin yanında birkaç ay sonra 41 yaşını tamamlayacak olmasına rağmen hala bir World Tour takımında yer alması, hatta sadece kadroda kendine yer bulmakla kalmayıp son derece başarılı bir süper domestik olmasından ötürü de gerçekten birçok bisiklet tutkununun saygısını kazanmış bir yarışçı o.  2011 yılında Schleck kardeşlerle beraber Leopard Trek takımının Tour de France kadrosunda yer almıştı. Bu sene de yine onlarla beraber RadioShack-Nissan-Trek takımında ve bildiğim kadarıyla da yine Tour kadrosunda yer alma ihtimali oldukça yüksek.

Tour hazırlıklarını da şu anda Amgen Tour of California‘da yarışarak devam ettiriyor. İşte bu yazıda bahsetmek istediğim enstantanede bu yarışın 4. etabında gerçekleşiyor. Yazının başlığı için neden Mohammed Ali‘den bir alıntı yaptığımı şimdi anlayacaksınız.

Yarışın 4. etabı tamamlandıktan sonra Jensie twitter hesabından etapta başına gelenlerle ilgili birkaç tweet atıyor. İşte bu peşisıra atılan birkaç tweet bile Voigt’un karakterini çok güzel bir şekilde gösteriyor. İlk okuduğumda birkaç dakika güldüğümü itiraf edeyim ve hemen tweetleri sırasıyla paylaşayım.


“Bugünkü etapta başıma komik bir şey geldi! Dudağımın üstünde bir arı duruyordu ve ben de ‘Bulaşmazsam, ısırmaz’ diye düşündüm.”

“Yanlış tahmin, ısırdı ve ben de imajıma yakışır şekilde davranmaya karar verdim ve arıyı yuttum. Arıdaki her bir bal damlasını da çiğnemeyi ihmal etmedim!!!”

“O küçük böceği bana dadaşmanın cezası olarak görün!!”

“Sonrasında dudaklarım şişmeye başladı. Şişmiş dudaklarımla, kendimi aptal bir Hollywood yıldız adayı gibi hissettim. Sanki daha yeni botox yaptırmış gibi bir halim vardı! Hahaha!”

“Ama şimdi her şey yolunda, dudaklar normal görünüyor. Yolda bisiklete binerken de beni hiç rahatsız etmemişti zaten. Özetle torunlarıma anlatacağım bir hikaye daha.”

İşte böyle bir adam Jensie, ne kadar kararlı ve yırtıcı olduğunu bu küçük enstantane bile çok güzel özetliyor. Bunun gibi birçok vukuatı da var aslında. Onlardan da vakit buldukça bahsetmeye devam edeceğim.

Herkese iyi sürüşler!

Kaynaklar:

[1] Arı görseli bu sayfadan alınmıştır.
[2] Jens Voigt fotoğrafı buradan alınmıştır. Fotoğrafçının sitesi ise: http://www.hcphoto.smugmug.com/

Sayfanın oluşturulma tarihi: 19 Mayıs 2012
Sayfanın son güncellenme tarihi: 19 Mayıs 2012

Gönlünüzce paylaşın:

This article has 2 comments

  1. Özgür Reply

    Bu sporu seven insanların ortak paydası Jens :) Harika bir kişilik ve sporcu. Geçenlerde yine onun hakkında yazılan bir yazıyı okumuştum. Jens hakkında şunlar söyleniyor:

    “O bisiklet üzerinde adeta kült bir yaratığa dönüşüyor. Her seferinde bisikletine sanki bu son sürüşü olacakmış gibi biniyor. Psikolojik ve fiziksel baskıları nedeniyle Fransa Turu zaman zaman insanı çıldırtabiliyor ve böyle bir ortamda sürücüler gayet muhafazakar, risklerden kaçınan, sadece pozisyonlarını korumaya odaklanmış tiplere dönüşüyorlar. Oysa Jens Voigt adeta bir banka soygunu sonrası polisten kaçar gibi sürer. Ya da eline tamamlaması gereken 100.000 sayfalık bir parkur verilmiş gibi sürer. Bazen bisiklet üzerinde boks maçındadır; acımasız, meydan okuyan biri”…

    Geçen sene Alp de Hurz etabındaki matara olayını Özgür Nevres sayfasından okumuştum. Ona da çok güldüm. Bu sporda örnek aldığım kişi.

    • buyruk Reply

      Özgür çok teşekkürler yorumun için. Hakikaten Jens Voigt bu sporun en önemli karakterlerinden. Twitter hesabının takip edilmesini özellikle öneririm. Direk olarak Jens neler yazıyor, neler yaşıyor gün ve gün görebiliyoruz. Zaten bu yazının kaynağı da onun tweet’leriydi. Bu arada bir link paylaşayım http://teamjva.com/jens-voigt-soundboard Burada Jens’in çektiği acılara hangi cümlelerle cevap verdiğini görebilme şansımız var. Hatta bunu o kadar ileri boyuta taşımışlar ki sitenin hem Apple hem de Android mobil uygulamaları da mevcut! :)

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>