Alexander Vinokourov Zirvede Bıraktı

Bisiklet dünyasının en dominant karakterlerinden biri Kazak bisikletçi Alexander Vinokourov, İspanya topraklarında koşulan tek klasik olan Clasica San Sebastian ile aktif bisiklet hayatını noktaladı. Vino daha önce doping cezası, sakatlık gibi nedenlerden birkaç kez daha emekliliğini açıklamıştı ama sonrasında hep geri dönmüştü, sanırım bu sefer gerçekten emekliye ayrılıyor.

Sporcuların ne zaman emekliye ayrılmalarının gerektiği hep bir tartışma konusu olmuştur. İster bisiklet olsun, ister atletizm, ister basketbol ya da futbol. Hangi spor olduğundan bağımsız olarak bu tarştışagelmiştir ve sonuç olarak bu konuda kesin bir doğru yoktur. Her sporcu kendi uygun gördüğü şekilde, etrafındaki şartları gözeterek emekliliğini açıklıyor. Sonuçta herkesin içinde bulunduğu koşullar, fiziksel ve mental kondisyonu farklı bu da direk olarak herkesin farklı kararlar alabilmesine neden oluyor.

Vinokourov ailesi olimpiyat altınıyla poz veriyor. Alexander’ın ilginç gömlek tercihi de dikkatlerden kaçmıyor.

Bisiklet sporu özelinde konuşacak olursak, kimi bisikletçilerin 40’lı yaşlarında bile hala World Tour seviyesinde yarıştığını, bazılarınınsa daha 30’lu yaşların başlarında emekliliğini açıkladığını biliyoruz. Vino için de son emeklilik açıklaması 38 yaşında gelmiş oldu ve bu sene belki de bırakması için en uygun zamandı onun adına.

Astana’nın bu seneki Tour kadrosunda yerini ayırtmıştı, ayırtmıştı diyorum çünkü o gelmek istedikten sonra takım yönetiminin onu almama gibi bir seçeneği pek yok. Takım ve hatta ülke üzerinde oldukça fazla gücü var ve belli konularda istediği kararları aldırtmasını biliyor. Zaten söylenen de bir 5 olmadı 10 yıl içerisinde onu Kazakistan’ın cumhurbaşkanı olarak göreceğimiz.

Vino’nun son başarısı Londra 2012 Olimpiyat Oyunları’nda geldi ve yol yarışında altın madalyaya uzandı. Herkesin toplu sprint finişi beklediği ve beklentiler de böyle olunca en büyük favorinin Mark Cavendish olduğu bir yarışta, sessiz ve derinden işini yapıp son kilometlerde içinde yer aldığını kaçış grubundan tekrar kaçıp Rigoberto Uran ile girdiğini sprint mücadelesini kazanıp altın madalyayı ülkesine getirdi.

Her ne kadar Britanyalı medyanın bir kısmı Vinokourov’u hiç kimse olarak tanımlasa da biz biliyoruz ki kendisi son 10 yılın başarılı bisikletçilerinden bir tanesi.

Palmares

  • Tour de France – 4 etap galibiyeti
  • Vuelta a España – 1 genel klasman şampiyonluğu, 1 kombine klasmanı şampiyonluğu, 4 etap galibiyeti
  • Criterium du Dauphine – 1 genel klasman şampiyonluğu
  • Paris – Nice – 2 genel klasman şampiyonluğu
  • Tour de Suisse – 1 genel klasman şampiyonluğu
  • 2 Liege-Bastogne-Liege zaferi
  • 1 Amstel Gold Race zaferi
  • 1 Kazakistan Ulusal Yol Şampiyonluğu zaferi
  • 1 olimpiyat yol yarışı gümüş madalya (2000)
  • 1 olimpiyat yol yarışı altın madalya (2012)

Kendisinin daha sayılacak başarıları var ama buraya en öne çıkanları özetlemeye çalıştım [1]. Yine de bu özet bile sanırım yeterli, tanımayanlar bile kendisinin nasıl bir bisikletçi olduğunu buradan çıkarabilir.

Bu sene son senesi olacağından bahsediyordu Vino ama bana kalırsa istediği sonuçlara ulaşamazsa 1 sene daha emekliliğini erteleyebilirdi yine. Özellikle Tour’da çok atak yaptı, birçok sefer kaçış grubunda yer aldı ama hedeflediği etap galibiyetine ulaşamadı bir türlü. Sonrasında Londra’daki olimpik yol yarışına konsantre oldu ve yukarıda bahsettiğim gibi buradan altını çıkarmayı bildi. Öylesine sevindi ki, o zamandan daha belli olmuştu artık emekli olmadan önce elde etmek istediği başarıyı elde ettiği.

Vinokourov, olimpiyatlar sonrası bir tek San Sebastian’da yarıştı ama olimpiyat altınını kutlamak, onurlandırmak ve bunu bir pazarlama unsuru haline getirmek için her imkan denendi. Bu da Vino için özel olarak tasarlanan mayo ve eldiven. Neredeyse boştan kalan her bölgeye olimpiyat halkaları eklenmiş. Bu görseli Cem Ünden’in yaptığı bir paylaşımda gördüm, kendisine teşekkürlerimi iletiyorum.

Akılda Kalanlar

Vino hakkında söylenecek çok söz var aslında, klasik tabirle sayfalar yetmez de diyebiliriz o nedenle. Şöyle bir düşündüğümde aklıma Tour’da girdiği genel klasman rekabetleri, Vuelta’daki genel klasman şampiyonluğu, aldığı doping cezası, yaşadığı ciddi sakatlıklar, emekli olacağını açıklayıp açıklayıp geri dönmesi, Champs-Elysees’de elde ettiği etap galibiyeti, 2000’de olimpik yol yarışında altın madalyayı takım lideri Ullrich’e bırakmak zorunda kalması, 2010 Liege-Bastonge-Liege’i Kolobnev’den 100,000€ karşılığında satın alması, 2012 olimpik altını geliyor.

Son not olarak da bu sene bizim Türkiye Turu’na da katıldığını ekleyeyim. Zaten yıllardır turumuza katılmak istediğini hep söylüyordu ama yarışımız Liege-Bastonge-Liege ile çakıştığı için bu seneye kadar katılamamıştı. Kısmet bu seneyeymiş. Etap galibiyeti ya da genel klasman zaferi elde edemedi ama Vino’nun yarışımıza gelmesi bile oldukça önemliydi bizler için.

Ben de son etap olan İstanbul etabı sonrasında takım minibüslerinin oralarda dolanırken Vino’ya denk geldim. Nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde finiş sonrasını kendisini yolun sağındaki kaldırımda bulmuş ve kaldırımda da onlarca insan durmasına rağmen aralarından geçip tekrardan hoplayarak yola inmeyi başarmıştı. Birdenbire önümde görünce şaşırıp fotoğrafını çekememiştim.

Son Yarış

Olimpiyatlarda elde ettiği altın sonrası, bu sene birkaç yarışta daha yarışmayı düşündüğünü, sonra da emekli olacağını açıklamıştı Vino ve bu sefer sözünde duruyor gibi. Son yarışı olarak Clasica San Sebastian’ı seçti ve orada işte bu özel tasarım bisikletiyle boy gösterdi.

Aslında altın madalya sonrasında sadece birkaç yarışta yarışacaktı ama bu fırsatı bile kaçırmak istemedi Specialized ve Vino’nun bisikletini özel olarak tasarladı [2]. Bana hala daha çok turuncu gibi gelse de altın sarısı olduğu iddia edilen bir kadro, kablolar ve bantlar ile yarıştı Vinokourov. Nedense seleyi bu tasarımın dışında tutmuşlar ve orijinal versiyonu tercih etmişler. Bu da güzel olmuş aslında çünkü benim kendi selemin aynısı. :)

Yarışta galibiyete uzanamadı ve 35. oldu Kazak bisikletçi ama bu yarışta hedef kazanmaktan çok biraz da altın bisikletiyle arz-ı endam eylemekti. Kendisini eleştirenler hep oldu, ben de bazı hususlarda bazı yaptıklarını doğru bulmadım ama spora çok şey kattığına inanıyorum yine de. O nedenle teşekkürler Vino!

Kaynaklar:

[1] http://en.wikipedia.org/wiki/Alexander_Vinokourov
[2] http://roadcyclinguk.com/news/gear-news/alexandr-vinokourovs-final-race-bike.html
[3] http://news.ripley.za.net/2012/08/top-stories/why-olympians-bite-their-medals
[4] http://www.cyclingfans.com/node/6173
[5] http://www.sbs.com.au/cyclingcentral/news/38870/vinokourov-signs-off-at-san-sebastian

Sayfanın oluşturulma tarihi: 21 Ağustos 2012
Sayfanın son güncellenme tarihi: 03 Ekim 2012

Gönlünüzce paylaşın:

This article has 1 comments

  1. cheap auto insuance in Antioch Reply

    خیر مشکلی ندارد امیدوارم قبل از اکسپایر شدن سی اس کیو شما ویرا دریافت کنید والبته اگر اکسپایر شد باید دوباره مکاتبه کنید مثل دوستان دیگر که دوباره برای شما سی اس کیو با تاریخ معتبر بفرستند

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>